ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından İran Devrim Muhafızları’nın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapattığını açıklaması, küresel enerji piyasalarında arz şoku beklentisini güçlendirdi. Bölgedeki tansiyonun yükselmesiyle birlikte petrol ve doğalgaz fiyatlarında sert hareketler gözlendi.
Körfez’de kapasite kaybı
Gelişmelerin ardından Saudi Aramco 2 Mart itibarıyla bazı tesislerini geçici olarak kapattığını duyurdu. Günlük 5,8 milyon varillik kapasiteye karşılık gelen bu adım, küresel arz tarafında önemli bir daralmaya işaret etti.
Öte yandan QatarEnergy kaynaklı LNG üretiminde yaklaşık yüzde 30’luk kesinti yaşanması, doğalgaz fiyatlarını da yukarı taşıdı. Enerji kompleksindeki bu fiyat artışı, rafineri ve petrokimya şirketleri açısından marj dinamiklerini yeniden öne çıkardı.
Hisseler endeksten ayrıştı
Yurt içi piyasalarda gelişmelerin en net yansıması rafineri ve petrokimya hisselerinde görüldü. Tüpraş hisseleri iki günde yaklaşık yüzde 7 yükselirken, Petkim hisselerinde değer artışı yüzde 11’i buldu. Böylece her iki hisse de BIST’e kıyasla pozitif ayrıştı.
Analistler, Saudi Aramco’nun Körfez’deki ham petrol arzında yaklaşık yüzde 6’lık daralma yarattığını ve Tüpraş’ın Türkiye benzin ve motorin üretiminin yaklaşık yüzde 60’ını karşılayan kapasitesi sayesinde marj genişlemesinden görece olumlu etkilenebileceğini belirtiyor. Ham petrol ithalat maliyetleri yükselse de, rafineri ürün fiyatlarındaki artışın marjları destekleyebileceği ifade ediliyor.
Petkim’de marj beklentisi
Petkim tarafında ise nafta ve doğalgaz bazlı üretimde girdi fiyatları yükselirken, etilen marjının genişleme potansiyeli öne çıkıyor. Ayrıca SABIC’in olası üretim kesintisi ihtimali, Petkim’in bölgesel tedarik zincirinde göreceli avantaj sağlayabileceği yönünde değerlendiriliyor.
Analist yorumlarında, İran kaynaklı gerilimin Türkiye rafinerileri için dolaylı destek yarattığı ve Tüpraş’ın spot ham alım esnekliğinin mevcut konjonktürde avantaj sunduğu vurgulanıyor.
Enerji arzına ilişkin belirsizliklerin sürmesi halinde, Petkim ve Tüpraş hisselerindeki pozitif ayrışmanın devam edip etmeyeceği küresel fiyat dinamiklerine bağlı olacak.