Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Borsa İstanbul’da son günlerde yaşanan sert hareketlerin ardından fon piyasasına yönelik kapsamlı bir tedbir paketi açıkladı.
SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli 2026/60 sayılı bülteninde yer alan kararlara göre, Tera Portföy Yönetimi, Pusula Portföy Yönetimi, Hedef Portföy Yönetimi, Atlas Portföy Yönetimi, A1 Portföy Yönetimi, Pardus Portföy Yönetimi ve Bulls Portföy Yönetimi tarafından kurulan ve TEFAS’ta işlem gören tüm yatırım fonlarının alım ve satım işlemleri durduruldu.
Kurul ayrıca karar kapsamında belirlenen toplam 130 yatırım fonunun tasfiye edilmesine karar verdi. Tasfiyenin, SPK tarafından belirlenecek yöntem çerçevesinde gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.
6362 sayılı Kanun’un 96. maddesine dayandırıldı
SPK’nın fonlara ilişkin kararı, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 96. maddesinin birinci fıkrası kapsamında alındı.
Kurul, söz konusu yetki çerçevesinde yatırımcıların hak ve yararlarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenilir, şeffaf ve istikrarlı şekilde işlemesinin sağlanması amacıyla tedbir uyguladı.
Kararın kapsamı, son günlerde fon piyasasında ortaya çıkan likidite sorunlarının ulaştığı boyut açısından dikkat çekiyor.
7 portföy şirketinin TEFAS işlemleri kapatıldı
SPK kararının doğrudan etkilediği portföy yönetim şirketleri şöyle:
- Tera Portföy Yönetimi
- Pusula Portföy Yönetimi
- Hedef Portföy Yönetimi
- Atlas Portföy Yönetimi
- A1 Portföy Yönetimi
- Pardus Portföy Yönetimi
- Bulls Portföy Yönetimi
Bu şirketlerin kurucusu olduğu ve TEFAS’ta işlem gören yatırım fonlarında hem alım hem de satım işlemleri durduruldu.
Dolayısıyla karar yalnızca yeni fon alımlarının önüne geçilmesi anlamına gelmiyor; yatırımcıların mevcut fon katılma paylarını TEFAS üzerinden satmaları da karar kapsamında durdurulmuş durumda.
130 fon tasfiye edilecek
SPK’nın kararındaki en kritik başlıklardan biri ise 130 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınması oldu.
Kurul, söz konusu fonların belirleyeceği yöntem doğrultusunda tasfiye edilmesine karar verdi. Ancak yatırımcıların tasfiye kapsamındaki fonlardaki varlıklarının hangi takvim ve yöntemle nakde çevrileceğine ilişkin ayrıntılı uygulama esasları henüz açıklanmış değil.
Bu nedenle önümüzdeki süreçte yatırımcıların en fazla takip edeceği başlıklar arasında tasfiye yönteminin yanı sıra fon portföylerindeki varlıkların nasıl nakde dönüştürüleceği ve katılma payı sahiplerine ödemelerin hangi takvimle yapılacağı bulunuyor.
Karar, fon piyasasındaki likidite sorunlarının ardından geldi
SPK’nın hamlesi, son günlerde bazı portföy yönetim şirketlerinin yönettiği fonlarda yaşanan likidite ve kredi sorunlarının ardından geldi.
Özellikle bazı serbest fonlarda yatırımcıların katılma payı iade taleplerinin karşılanmasında gecikmeler yaşanması piyasanın gündemine oturmuştu.
Atlas Portföy, PSE Para Piyasası Serbest Fonu’nda iade ödemelerinin aracı kurumlarla yürütülen mutabakat ve likidite yönetimi süreçleri nedeniyle geciktiğini açıklarken, daha önce Pusula Portföy tarafından da bazı fonlarda katılma payı iade ödemelerine ilişkin temerrüt ve likidite yönetimi sorunları duyurulmuştu.
Bu gelişmelerin ardından Finansal İstikrar Komitesi de sermaye piyasalarındaki son hareketliliğin sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin yönettiği bazı fonlardaki kredi ve likidite sorunlarından kaynaklandığını açıklamıştı.
Komite, Borsa İstanbul ve sermaye piyasalarının işleyişine ilişkin temel veya yapısal bir risk bulunmadığını bildirirken, likidite sıkışıklığının giderilmesi ve bulaşma riskinin önlenmesi için gerekli tedbirlerin uygulanacağını duyurmuştu.
SPK’dan kredili işlemlere de geçici esneklik
Kurulun 17 Eylül tarihli kararları yalnızca fon piyasasıyla sınırlı kalmadı.
SPK, kredili sermaye piyasası aracı işlemlerinde uygulanması gereken asgari özkaynak koruma oranında geçici esnekliğe gitti.
Normal koşullarda yüzde 35 olan asgari özkaynak koruma oranının, aracı kurumların kendi risk politikaları ve müşteri talepleri dikkate alınarak yüzde 20’ye kadar uygulanabilmesine karar verildi.
Düzenleme ikinci bir duyuruya kadar geçerli olacak ancak her durumda 2 Ekim 2026 seans sonunu aşmayacak.
Bu adım, son iki seansta Borsa İstanbul’da yaşanan sert satışların ardından yatırımcıların teminat ve pozisyon yönetimi üzerindeki baskıyı azaltmaya yönelik bir düzenleme olarak öne çıkıyor.