Asgari Ücret Tespit Komisyonu aralık ayıyla birlikte 2026’da uygulanacak yeni rakamı belirlemek üzere resmi süreci başlatacak. Milyonlarca çalışan, binlerce işletme ve ekonominin geneli açısından ciddi bir belirleyici olan asgari ücret için beklentiler netleşmeye başlarken, uluslararası finans kuruluşlarından gelen tahminler de tartışmayı büyütüyor.
Bu yıl net asgari ücret 22.104 TL seviyesinde uygulanıyor. 2026 için masada olan formüller ise gerçekleşen enflasyon, gelecek yılın enflasyon hedefi ve refah payı gibi değişkenler üzerinden şekilleniyor.
Üç senaryo: Refah payı belirleyici olacak
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 yılı enflasyon tahmini yüzde 16 seviyesinde bulunuyor. 2025 yılı enflasyonunun ise yüzde 31 civarında tamamlanması bekleniyor.
Bu görünüm altında 2026 asgari ücreti için üç senaryo öne çıkıyor:
-
%20 zam: 26.525 TL
-
%25 zam: 27.630 TL
-
%30 zam: 28.735 TL
Ekonomistler, hükümetin geçtiğimiz yıllardaki uygulamalarını dikkate aldığında refah payının yeniden gündeme gelebileceğini, bu nedenle %25 ve üzeri artışların masada kalmaya devam edeceğini belirtiyor.
HSBC’nin raporu: Enflasyon ve faiz patikasına asgari ücret ayarı
HSBC’nin Türkiye için yayımladığı 2026 raporu ise tartışmayı başka bir boyuta taşıdı. Banka, gelecek yıl sonunda enflasyonun yüzde 20’ye kadar düşebileceğini, büyümenin yüzde 3,5 olabileceğini ve politika faizinin yüzde 25,5’e çekilebileceğini öngördü.
Raporda dikkat çeken bölüm ise şu:
Bu beklentilerin oluşturulmasında, “asgari ücrete yaklaşık %20 oranında artış yapılacağı” yönündeki varsayımlar baz alınmıştır.
Bu ifade, hem HSBC’nin makro tahminlerinin ücret politikasına dayandırıldığını hem de ücret artışının enflasyon patikası üzerindeki etkisinin yabancı kurumlar tarafından yakından izlendiğini gösteriyor.
Uluslararası kurumların tahminleri iç politikayı ne kadar etkiliyor?
HSBC’nin raporu, Türkiye’de ücret belirleme süreçlerinde dış kaynaklı ekonomik tahminlerin ne kadar etkili olduğu sorusunu gündeme getiriyor.
Her ne kadar karar iç politikada Asgari Ücret Tespit Komisyonu tarafından alınsa da, piyasa dengelerini takip eden küresel kuruluşların raporları çoğu zaman ekonomik beklenti yönetimini şekillendiriyor.
Bu nedenle HSBC’nin %20’lik zam varsayımı, yalnızca bir öngörü değil; ücret-enflasyon ilişkisinin dış gözle nasıl okunduğuna dair bir çerçeve sunuyor. Ancak komisyon süreci başlamadan bu raporların belirleyici bir sonuca dönüşmesi beklenmiyor.