Dünyanın en büyük varlık yönetim şirketlerinden BlackRock’ın yüksek performanslı fonlarından Frontiers Investment Trust, yavaşlayan enflasyon ve faiz indirimleri beklentisiyle Türk hisse senetlerindeki ağırlığını artırdı. Türkiye, fon portföyünde Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin ardından üçüncü sıraya yükseldi.

Son beş yılda rakiplerinin yüzde 98’inden daha iyi performans gösteren BlackRock Frontiers Investment Trust Plc fonunun ortak yöneticileri Samuel Vecht ve Emily Fletcher, Türkiye’de makro dengelerdeki iyileşmenin hisse senetleri için yeni bir fırsat alanı oluşturduğunu belirtti.

Türkiye’nin payı yüzde 10’a yaklaştı

Fon portföyünde Türkiye’nin ağırlığı yaklaşık yüzde 10 seviyesine yükseldi. Geçen yıl oldukça sınırlı olan Türkiye pozisyonunun, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden sonra üçüncü sıraya yerleşmesi dikkat çekti. Daha önce fondaki ana Türkiye bağlantılı yatırımın Kanadalı Eldorado Gold olduğu hatırlatıldı.

Bloomberg’e konuşan Emily Fletcher, “Türkiye’de fırsat görüyoruz ve bu nedenle portföyümüzde bu ülkeye ciddi bir pay ayırdık. Dinamikler olumlu kaldığı sürece bu pozisyonu korumayı planlıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Borsa İstanbul dolar bazında ayrıştı

Yabancı yatırımcılar, uzun süredir liranın değer kaybı ve yüksek faizler nedeniyle Türk hisselerinden uzak durmuştu. Ancak son dönemde açıklanan enflasyon ve büyüme verilerinin ardından BIST 100 endeksi bu ay dolar bazında yüzde 15,2 yükselerek birçok gelişmekte olan ülke borsasının önüne geçti.

Geçen hafta Fitch Ratings’in artan döviz rezervleri ve sıkı para politikasını gerekçe göstererek Türkiye’nin kredi notu görünümünü “pozitif”e çevirmesi de algıyı destekleyen unsurlar arasında yer aldı.

Akbank ve MLP Sağlık öne çıktı

Fonun Türkiye portföyünde en dikkat çeken hisseler Akbank ve MLP Sağlık Hizmetleri oldu. Akbank hisseleri ekim ortasından bu yana yüzde 43 yükselirken, MLP Sağlık aynı dönemde yüzde 38 prim yaptı.

Samuel Vecht, “Türkiye’de yatırım yapılabilecek şirketlerin kalitesi genellikle oldukça yüksek. Zorlu ekonomik dönemler, şirket yönetimlerinin dayanıklılığını test etti” ifadelerini kullandı. Vecht ayrıca Türk bankalarının fiyat-kazanç oranları açısından küresel ölçekte cazip seviyelerde bulunduğunu vurguladı.

Enflasyon süreci belirleyici olacak

Fletcher’a göre Türk piyasalarına bakan yatırımcılar açısından en kritik soru, enflasyondaki düşüş sürecinin sürdürülebilirliği. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın 2026 sonu için yüzde 16 enflasyon hedefi belirlemesi ve son toplantıda faizleri beklentilerin altında 100 baz puan indirmesi yakından izleniyor.

Fletcher, “Eğer enflasyon hedefleri tutturulabilirse, gelişmiş piyasalara kıyasla ciddi bir değerleme iskontosu ortaya çıkabilir ve bu da Türkiye’yi çok cazip hale getirir” dedi.