Küresel yatırım bankası Morgan Stanley, “Macro Gravity Denied” başlıklı Türkiye raporunda Türk hisse senetlerinin yılbaşından bu yana güçlü bir ralli gerçekleştirdiğini ancak mevcut seviyelerin makro beklentilerle tam uyumlu olmadığını vurguladı. Kurum, özellikle banka hisseleri özelinde iskontolu değerlemeye dikkat çekti.
“Makro yerçekimine meydan okuyor”
Raporda, MSCI Türkiye endeksinin yılbaşından bu yana ABD doları bazında yüzde 25 toplam getiri sağladığı ve bu performansla EEMEA bölgesinde en iyi ikinci, küresel ölçekte ise beşinci sırada yer aldığı belirtildi. Rallinin çarpan genişlemesiyle gerçekleştiği, BIST 100’ün 2025 yıl sonundaki 5,9x seviyesinden 7,6x ileriye dönük (NTM) F/K çarpanına yükseldiği kaydedildi.
Ancak mevcut 7,6x çarpanın, 12 ay sonrasına ilişkin yaklaşık yüzde 10’luk enflasyon beklentisini ima ettiği; bunun ise piyasa ve ekonomide gözlenen beklentilerin altında kaldığı ifade edildi. Bu nedenle kısa vadede Türk hisse senetlerinde aşağı yönlü yakınsama riski bulunduğu değerlendirildi.
Bankalar yüzde 47 iskontolu
Morgan Stanley, Türk bankalarının genel piyasaya kıyasla ciddi bir iskontoyla işlem gördüğünü hesapladı. Buna göre bankalar 4,0x NTM F/K çarpanıyla işlem görürken, genel piyasa 7,6x seviyesinde bulunuyor. Bu da yaklaşık yüzde 47’lik bir iskonto anlamına geliyor.
Raporda, dezenflasyon sürecinin güç kazanması ve ilave parasal gevşeme ihtimalinin artması halinde banka hisselerinde daha güçlü bir yukarı potansiyel oluşabileceği ifade edildi.
Reel ROE dönüm noktası olabilir
Analistler, bankacılık sektöründe kalıcı bir yeniden değerleme için reel özkaynak kârlılığının (enflasyona göre düzeltilmiş ROE) sürdürülebilir biçimde pozitif bölgeye geçmesinin kritik olduğuna işaret etti. 2026’nın bu açıdan potansiyel bir dönüm noktası olabileceği, 2027’de ise güçlenmenin devam edebileceği öngörüldü.
Tarihsel korelasyona atıf yapılan raporda, reel ROE beklentilerinin korunması halinde Türk bankalarının 1,2x ileriye dönük PD/DD seviyesine yeniden değerlenebileceği; bunun mevcut 0,8x seviyeye kıyasla yaklaşık yüzde 50’lik bir yukarı potansiyele işaret ettiği belirtildi.
Morgan Stanley, EEMEA bölgesinde Türkiye için ağırlığını “equal-weight” seviyesinde tutarken, makro görünümde ilave iyileşme olması halinde bankacılık hisselerinin daha güçlü performans sergileyebileceği değerlendirmesinde bulundu.