Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) yeni halka arzlara yönelik onaylarında son haftalarda dikkat çeken bir duraklama yaşanıyor.

SPK’nın 3 Eylül 2026 tarihli 2026/56 sayılı bülteninde Net Global Endüstriyel Yatırımlar A.Ş.’nin halka arzına onay verilmesinin ardından yeni bir ilk halka arz kararı açıklanmadı.

Net Global’in halka arzında 62,5 milyon TL sermaye artırımı ve 25 milyon TL ortak satışı olmak üzere toplam 87,5 milyon TL nominal değerli payın 25,52 TL sabit fiyatla yatırımcılara sunulmasına onay verilmişti.

Bu kararın ardından yayımlanan SPK bültenlerinde ise ağırlık; mevcut halka açık şirketlerin sermaye artırımları, borçlanma araçları, pay geri alımları ve yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelere kaydı.

Sermaye piyasalarında fon krizi gölgesi

Halka arz piyasasındaki sessizlik, 17 Eylül’de başlayan fon tasfiyeleri ve sermaye piyasalarındaki likidite tartışmalarının hemen sonrasına denk gelmesi nedeniyle dikkat çekiyor.

SPK, 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu bazı yatırım fonlarının tasfiye edilmesine ve söz konusu şirketlerin TEFAS’ta işlem gören fonlarının işleme kapatılmasına karar verdi.

Tasfiye sürecinde fon varlıklarının nakde dönüştürülmesinde yatırımcı menfaati, piyasa derinliği ve likidite koşullarının gözetilmesi öngörüldü.

Tasfiye kapsamındaki fonlar 652,3 milyar TL

Gedik Yatırım’ın 5 Ekim tarihli analizine göre, 30 Eylül itibarıyla tasfiye kapsamındaki 129 fonun toplam büyüklüğü 652,3 milyar TL seviyesinde bulunuyor.

Bu tutarın:

  • 305,1 milyar TL’si para piyasası fonlarından,
  • 347,2 milyar TL’si diğer fonlardan oluşuyor.

Tasfiye kapsamına alınmadan alım satıma kapatılan fonlar da dahil edildiğinde, sermaye piyasalarında işlem dışı kalan toplam fon büyüklüğü 756 milyar TL’ye ulaşıyor.

Daha dikkat çekici rakam ise portföy detayları incelenebilen fonlar açısından ortaya çıkıyor. Gedik Yatırım’ın hesaplamasına göre yaklaşık 334 milyar TL’lik varlığın likiditesinin sınırlı olabileceği değerlendiriliyor.

“SPK halka arzları bilinçli olarak durdurdu” demek için erken

Ancak yeni halka arzların onaylanması ile fon piyasasındaki likidite arasında doğrudan ve otomatik bir bağlantı bulunmuyor.

Bu nedenle mevcut tabloyu, SPK’nın fon krizi nedeniyle halka arzları bilinçli olarak durdurduğu şeklinde yorumlamak için yeterli veri bulunmuyor.

Bununla birlikte halka arzların başarısında yatırımcı talebi, piyasa likiditesi ve risk iştahı önemli rol oynuyor.

Yüz milyarlarca liralık fon varlığının tasfiye sürecine girdiği ve önemli miktardaki varlığın kısa sürede nakde çevrilmesinin güç olabileceğine yönelik analizlerin yapıldığı bir ortamda, yeni halka arzların zamanlaması sermaye piyasaları açısından daha kritik hale geliyor.

334 milyar TL’lik likidite hesabı izleniyor

Gedik Yatırım’ın hesaplamasında, tasfiye kapsamındaki fonların yaklaşık yüzde 58,6’sına karşılık gelen 334 milyar TL’lik bölümünde likidite kısıtı bulunma ihtimali dikkat çekiyor.

Bu durum, piyasadaki alıcı kapasitesinin yanı sıra yeni ihraçlara ayrılabilecek likiditenin de yakından izlenmesine neden oluyor.

Dolayısıyla son haftalarda yaşanan halka arz sessizliği yalnızca yeni şirketlerin borsaya gelmemesi üzerinden değil, fon tasfiyeleri, likidite koşulları ve yatırımcı risk iştahının aynı dönemdeki seyri üzerinden değerlendiriliyor.

SPK’nın gündeminde piyasa istikrarı var

SPK’nın 17 Eylül sonrasında aldığı kararlar da sermaye piyasalarının işleyişi ve yatırımcıların korunmasına yönelik tedbirlerin öne çıktığını gösteriyor.

Kurul, fon tasfiyelerine ilişkin süreçte 20 Eylül’de tasfiye süresini üç aydan altı aya çıkardı.

3 Ekim tarihli son bültende ise Borsa İstanbul piyasalarındaki gelişmeler dikkate alınarak kredili işlemlerde özkaynak oranına ilişkin esnekliğin 30 Ekim 2026 seans sonuna kadar sürdürülmesine karar verildi.