Borsada “istikrarlı temettü ödeyen şirketler” arasında özel bir yere sahip olan Türk Traktör ve Ziraat Makineleri A.Ş. (TTRAK), 2026 yılına ilişkin kâr payı kararında sürprize imza attı. Şirket, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla 2026 yılında temettü dağıtılmamasına karar verildiğini duyurdu.
Türk Traktör, halka arz olduğu 2004 yılının ardından 2005’ten itibaren tam 21 yıl boyunca her yıl temettü ödeyerek, uzun vadeli temettü yatırımcılarının en güvendiği hisselerden biri hâline gelmişti.
“Neden Temettü Yok?” Sorusu Öne Çıktı
Şirket yönetimi, temettü dağıtılmaması kararının arkasında mevcut ekonomik koşullar, tarım ve makine sektöründeki belirsizlikler ile nakit akışı ve finansman stratejisinin bulunduğunu belirtti. Ancak bu açıklama, yatırımcı cephesinde soru işaretlerini tamamen gidermedi.
Özellikle son yıllarda düzenli kârlılık ve güçlü operasyonel performans sergileyen Türk Traktör’ün, temettü geleneğini sonlandırmasının zamanlaması dikkat çekti. Yatırımcılar, şirketin bu kararla nakdi korumayı mı, yoksa daha temkinli bir bilanço yönetimini mi tercih ettiğini sorgulamaya başladı.
Sektörel Riskler mi, Finansal Tedbir mi?
Açıklamada, tarım sektöründeki daralma riski, talep görünümündeki dalgalanmalar ve finansman maliyetlerindeki artışa işaret edilmesi, kararın ihtiyatlı bir yaklaşımın sonucu olabileceğine işaret etti. Şirket, Sermaye Piyasası Mevzuatı, esas sözleşme hükümleri ve 21 Mart 2025 tarihli Olağan Genel Kurul’da kabul edilen kâr dağıtım politikası çerçevesinde hareket edildiğini vurguladı.
Ancak temettü yatırımcıları açısından bakıldığında, bu karar “geçici bir ara mı, yoksa temettü politikasında kalıcı bir değişimin ilk sinyali mi?” sorusunu da beraberinde getirdi.
Temettü Yatırımcısı İçin Psikolojik Eşik
Piyasada Türk Traktör hissesi, yıllardır temettü verimliliğiyle portföylerin “çekirdek hisseleri” arasında gösteriliyordu. 21 yıl sonra gelen bu ilk temettüsüz yıl kararı, yalnızca finansal değil, psikolojik açıdan da önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, şirketin ilerleyen dönemlerde kârlılık ve nakit akışına bağlı olarak temettü politikasını yeniden gözden geçirebileceğini belirtirken, yatırımcıların bu süreci yakından takip etmesi gerektiğine dikkat çekiyor.




